İlişkilerde kişiler arasında yaşanan acımasızlığı en iyi bu söz dizisi açıklar “Seveni üzerler, üzeni severler”. Belki bilirsiniz, bu söyleyiş sokaklarda farklı şekilde de söylenmektedir.
Bu bağlamda iki çocuk babası olarak hemen söyleyeyim, ilişkilerde en acımasız olan varlık çocuklardır. Altı temiz, karnı tok, gazı yok, ama kucak için ağlar, elindekini almak için ağlar, ya da sadece ağlar ve hayatını zorlaştırır hatta basbayağı zülüm eder sana çünkü bilir ki ne yaparsa yapsın sen onu yine seveceksin. Canlarımız olan bu tatlı canavarlarımız büyüdükçe sınırları test ederek o sevgiyi dibine kadar suistimal edebileceklerinin farkına varırlar. Beni parmakları ile oynatan oğullarım gibi tüm çocuklar bilirler ve bilmeliler de ne yaparlarsa yapsınlar sevgimiz her daimdir. Bahsetmiş olduğum çocukların bu en masum zalimliği tüm toplumlarda ve çağlarda kabul görmüştür ve görecektir.
Asıl konumuza gelelim. Sevgi suistimalleri maalesef çok yaygındır, fark edilmezler ve kesinlikle çocuklarınkine benzemez. Önce bir ilişkide acımasızlık ve zalimlik nasıl yaşanır küçük ve olağan bir örnekle başlayalım.
Kız veya erkek fark etmez, biri bir kafede oturmuş sevgilisinden bir mesaj bekliyor. Her gün olduğu gibi, sevgilisini gün içerisinde en az on kez arar fakat kendisi sadece iki kez aranmıştır. Sevgilisinin bu umursamazlığı onu kızdırır ama en önemlisi onu çok üzer. Halbuki bilmiyor ki hain sevgilinin onun sevgisinden o kadar emin olduğunu ve bu nedenle hiçbir çaba göstermek zorunda olmadığını düşündüğünü! O sevgili bu ilişkide herhangi bir bedel ödemediği için duyarsızlığın konforu içerisinde rahatlıkla kendisine gösterilen sevgiyi suistimal edebilir ve hatta bu ilişkiyi de çok rahatlıkla noktalandırabilir. Bahsetmiş olduklarımın yaşantımızda veya çevremizde çok farklı tezahürleri de mevcuttur.
Acaba zalim zülüm ettiğini farkında mıdır? Aslında, mağdur çoğu zaman bu zulme izin verendir. Acaba duygularında daha rasyonel olamaz mı?
Bir ilişkiyi karşılıklı ve tutarlı bedeller ödenerek aynı zamanda yine karşılıklı saygı ile devamlı kılmak müİlişkilerde yaşanan acımasızlığı en iyi özetleyen sözlerden biri şudur: “Seveni üzerler, üzeni severler”. Belki siz de bu sözü farklı biçimlerde duymuşsunuzdur.
Bu bağlamda, iki çocuk babası olarak açıkça söyleyebilirim ki; ilişkilerde en acımasız olan varlıklar, çocuklardır. Altı temiz, karnı tok, gazı yoktur ama yine de ağlar; kucağa alınmak için ağlar, elindekini almak için ağlar, ya da bazen sadece ağlar. Hayatını zorlaştırır hatta basbayağı sana zülüm eder. Çünkü bilir ki: Ne yaparsa yapsın sen onu yine seveceksin.
Canlarımız olan bu küçük tatlı canavarlarımız büyüdükçe sınırları da test ederek o sevgiyi dibine kadar suistimal edebileceklerinin farkına varırlar. Beni parmakları ile oynatan oğullarım gibi tüm çocuklar bilirler ve bilmeliler de ki: Ne yaparlarsa yapsınlar onlara olan sevgimiz her daimdir. Bu en masum zalimliği tüm toplumlarda ve çağlarda kabul görmüştür ve görecektir.
Gelelim asıl konuya…
Sevgi suistimalleri maalesef çok yaygındır. Çoğu zaman fark edilmezler ve çocuklarınkine kesinlikle hiç benzemezler. Önce bir ilişkide acımasızlık ve zalimlik nasıl yaşanır basit ama çarpıcı bir örnekle açıklayalım:
Kız ya da erkek fark etmez, biri bir kafede oturmuş sevgilisinden bir mesaj bekliyor. Her gün olduğu gibi, sevgilisini gün içerisinde en az on kez aramış; ama sevgilisi onu yalnızca iki kez aramıştır. Bu umursamazlık onu hem kızdırır hem de çok üzer. Fakat farkında değildir ki sevgilisi, onun sevgisinden o kadar emindir ki artık çaba göstermesi gerekmediğini düşünmektedir.
O sevgili bu ilişkide herhangi bir bedel ödemediği için duyarsızlığın konforu içerisinde rahatlıkla kendisine gösterilen sevgiyi suistimal edebilir, hatta bir gün ansızın ilişkiyi hiç beklenmedik şekilde bitirebilirler. Bu durum, yaşantımızda veya çevremizde çok farklı tezahürleri de mevcuttur.
Oldu diyelim ki ayrılmadınız. Zalimle beraber yaşamaya devam ediyorsun. Ama sen bunu “beraber yaşamak” sanıyorsun. Zalim sevgili, senin sevginden o kadar emindir ki kendi hayatını yaşamaya devam ederken senin hayatına sınırlar koyar. Sen ise ona olan sevginden ötürü hiçbir sınır çizmezsin. Ve bir gün fark edersin ki artık kendi hayatını değil, onun hayatını yaşamaktasın.
Peki, zalim, yaptığı zulmünün farkında mıdır? Ya mağdur olan? O da çoğu zaman bu zulme kendisinin izin verdiğini biliyor mu?
Bir ilişki, ancak karşılıklı bedeller ödenerek, tutarlılık ve saygıyla sürdürülebilir. Sevgiyi her zaman dizginlemek mümkün müdür, bu da ayrı bir sorudur.
Hepimiz bu yukarıdaki satırlarda yazılan benzer durumlar yaşıyor ya da yaşatıyoruz. Bu yüzden bir yerden başlamamız gerekiyor. Sevgi, ruhumuz ile birlikte bize bahşedilen en değerli duygulardandır. Bu nedenle derim ki: Onu artık suistimal ettirmeyelim derim.
mümkündür. Ama sevgiyi her zaman dizginlemek mümkün mü? Hepimiz mutlaka yukarıdaki satırlarda yazılan benzer durumlar yaşıyor ya da yaşatıyoruz. Kendimiz için bir yerden başlamamız gerekiyor. Sevginin, ruhumuz ile birlikte bize bahşedilen bir duygu olması nedeniyle suistimal ettirmeyelim derim.