ACI SÖZ

Babamla tartışmadığımız nadir günlerden biriydi. Evde yalnızdık. Genelde bu durumu fırsat bilip benimle daha normal bir iletişim kurmak için anılarını paylaşırdı. O gün de öyleydi. Daha önce birkaç kez söz ettiği bir arkadaşına dair bir anısını anlattı. Ancak hikâyeye başlamadan önce bana bir örnek verdi:   “Alptekin, biliyor musun? Aslında senin kızgınlıkla sarf ettin sözler beni“ACI SÖZ” yazısının devamını oku

MOTİVASYON

“Bu yazıyı benim ekibe ithafen kaleme aldım. Beş yılın sonunda maddi ve manevi birçok şey kaybetmiş olabilirim; ancak en güzel anılarım arasında hâlâ onlarla geçirdiğim zamanlar var. Bir ailem vardı, bir de onlar.” Şirket binasının en üst katındaki büyük salonda ekibimle toplantı için yerimizi almıştık. Beş bölge müdürlüğü oradaydı. Yeni atanmış, çiçeği burnunda ülke müdürümüz,“MOTİVASYON” yazısının devamını oku

AYNADAKİ BEN

Aynaya baktım. Karşımdaki görüntü bana yabancı geldi. Bu hissi genelde sarhoş olduğumda yaşardım ama bu sefer ne midemde ne kanımda alkol vardı. Görüntüme şaşırmış biraz da kızmıştım. Bu yabancılaşma beni öyle şaşırtmıştı ki, birkaç gün sonra dayanamayıp arkadaşım Zülküf’e sormuştum. Yanlış hatırlamıyorsam yaşlandığımı söylemişti. Halbuki sadece kırklı yaşları deviriyordum. Birkaç yıl sonra anlamıştım ki, yaşadığım“AYNADAKİ BEN” yazısının devamını oku

ÖLÜM UNUTULAMAZ

Çoğumuzun unutup hatırlamak istemediği günler vardır. Babamın ise unutmak istediği koca yılları vardı. Yabancı Lejyon’da geçirdiği yılları pek bahsetmezdi, ancak Lejyon sonrası Fransa’da geçirdiği beş yılı herkes için tam bir karanlık. Öyle ki, o beş yıl boyunca kendisinden haber alınamadığı için Türkiye’de “gaip” yani ölü ilan edilmişti. Babamın unutmak istediği yılları iki döneme ayırıyorum. Birincisi,“ÖLÜM UNUTULAMAZ” yazısının devamını oku

ÖLÜMÜNE SADAKAT

Babam eski bir paralı asker ve gerilla uzmanıydı. O dönemi pek de anlatmazdı. Çok zorladığınızda bile uydurma bir cevap verirdi. Anlaşılan ya kendisine ya da başkasına konuşmamaya yeminliydi. Dolayısıyla sorularda seçici olmalıydım. Nadir sohbetlerimizin birinde bir fırsat yakalayıp bir soru yöneltim: “Baba…yıllarca toprağın olmayan bir ülkede, ülken olmayan bir bayrak için nasıl savaştın? Bu nasıl“ÖLÜMÜNE SADAKAT” yazısının devamını oku

DAĞ

Herkes bilir ki bakmak ve görmek birbirinden farklı birer eylemdir. Peki, ne gördüğümüzü ve neyi görmemiz gerektiğini biliyor muyuz? Yıllar önce bu konuyu vatani görevini yerine getiren dostum Ümit Dodanlı’ya yazmıştım. Mektuba dönüşü de ilginç olmuştu: “Bana böyle yazılar yazma!”. Aslında, amacım konfor alanından çıkmış olan Ümit’in bitmek bilmeyen günlerini yazımla zenginlik katmaktır. İşte, yıllar“DAĞ” yazısının devamını oku

BÜYÜK HEDEF

Hedefler, bizi harekete geçirir ve sonuç ne olursa olsun, evrene de bir enerji yayar. Hayatım boyunca kendime koyduğum hedeflerin çoğunu gerçekleştirdim. Bunları nasıl başardığımın detaylarına giremem ama şu adamları izlediğimi söyleyebilirim; takvimlendirdim, gereğini yaptım ve en önemlisi de gereken bedelleri ödedim. Fark ettiysen başardım demiyorum, sadece gerçekleştirdim diyorum. Çünkü bana göre başarı, gerçekleştirebildiğinin sürekliliğini sağlamaktır;“BÜYÜK HEDEF” yazısının devamını oku

BEKLENTİDEN HEDEFE

Hepimizin irili ufaklı beklentileri vardır. Bu beklentilerin birileri tarafından veya dualarla karşılanmasını bekleriz. Hayatımızın bir noktasında beklentilerimizi düğüm gibi bağlar ve gerçekleşmesi için belki hiçbir şey yapmadan bekleriz. Özetle, kendimiz bir oyuncu olmadan oyunu kazanmaya çalışır ve bu gerçekleşmediğinde büyük hayal kırıklıkları yaşarız. Haklı beklentilerin olabilir. Mesela, çok çalışkansın bu nedenle takdir ve terfi bekliyorsundur.“BEKLENTİDEN HEDEFE” yazısının devamını oku

İNSANLIK TESTİ

Sınıfımıza, elinde bir tomar test kitapçığıyla bir adam girdi. Bizi selamladıktan sonra, açmamamız konusunda uyardığı kitapçıkları tek tek dağıttı. Ardından, bunun bir zekâ testi olduğunu, her sayfaya geçtiğimizde yönergeleri kendisinin açıklayacağını söyledi. Her sayfanın çözümü için belirli bir süre verilecekti. Test yapıldı ve kitapçıklar toplandı. Tüm sınıf heyecan içindeydi. Günün sorusu şuydu: “Hangimiz daha zeki?”“İNSANLIK TESTİ” yazısının devamını oku

GÖRÜNMEZ ÇOCUK

Sarışın ve mavi gözlü olmam, anaokulunda beni görünmez kılmıştı. Fakat ilkokul birinci sınıfta, yabancı kökenli adım bu görünmezliği bozdu. Muhtemelen Türk olmam, ırkçı kadın öğretmenimi rahatsız etmiş olmalıydı ki, görünmezlikten yokluğa terfi ettim. O dönem anlam veremediğim ırkçılığı ve ilgisizliğin bir çocuk için nasıl işkenceye dönüşebileceğini, bizzat bana öğretti. Sınıf küçücüktü, fakat aklımda devasa bir“GÖRÜNMEZ ÇOCUK” yazısının devamını oku