Bölüm 2: Benzin Üçümüzün elleri başımız üstüne, aracımız başında yan yana bekliyorduk. Yağmalamaya başlayan haydutlardan biri aracımızın içini arıyorken, aniden bir zafer edasıyla arka koltuğun üzerindeki çantayı havaya kaldırıp “Ben bir şey buldum” diye bağırdı. Sesimi yükselterek “Bilgisayar o” dedim. Adam bir bana, bir de bir anda değersizleşen çantaya baktı, sonra hayal kırıklıyla onu yere“DAĞDA PUSU (2)” yazısının devamını oku
Kategori arşivleri: Genel
DAĞDA PUSU
Bölüm 1: Karar Arabanın aralık sağ ön camının arasından geçmiş olan Kalaşnikofun soğuk namlusunun ucu burnuma dayanmıştı. Ölüme bu kadar yakınken garip bir durum vardı; o an, hep söylendiği gibi, geçmişim filim şeridi gibi gözlerimin önümden geçmiyordu. Sadece bugüne kadar yaşadıklarımın için derin bir şükran ve yaşayamayacaklarım için ince bir sızı içimdeydi. Silahı bana doğrultan“DAĞDA PUSU” yazısının devamını oku
LEJYONER BABA
Babamın vefatından sadece birkaç gün önce kaleme aldığım bu satırlar, zihnimde aniden fırtınalar koparan düşüncelerin bir yansımasıydı. Onu unutmamak için bir anıt inşa eder gibiydim bu yazıyla. Babama dair bildiklerim sadece bunlar mı? Elbette hayır. Geri kalanı bende yaşıyor… davranışlarımda, reflekslerimde, cesaretimde, inançlarımda, duygularım ve düşüncelerimde, ahlakımda, imanımda… ondan alabildiğim her şeyde… ve elbette benimle“LEJYONER BABA” yazısının devamını oku
FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK
İnsan yaşamı boyunca birçok yola girip çıkar. Bu yollar kimi zaman kendi tercihlerimizle oluşur, kimi zaman da başkalarının etkisiyle şekillenir. Kararlarımız, bu yolların ve yönlerin belirleyicisidir. Özellikle iki yol vardır ki, bunlar birbirine sıkıca bağlıdır: Biri nefsin zaferiyle taçlanan yol, diğeri ise benliğimize yeniden kavuşmaya giden, zorlu ve eğimli yoldur. Aslında bunlara sadece “yol” değil,“FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK” yazısının devamını oku
GÜN BUGÜN
Sınıf öğretmenimiz, Monsieur Ferraris, tüm sınıfa “Kim büyümek ve 18 yaşına gelmek istiyor?” diye sorduğunda, parmaklar heyecanla havaya kalktı. Sonra biraz espriyle “Kim büyümek istemiyor?” diye ekledi ve havada sadece bir parmak sallandı; elbette benim parmağım. O zamanlar L’abeille adlı ilk okulun 2. sınıfında okuyordum. Sekiz yaşındaydım ve bu da bütün sınıftan bir yaş büyük“GÜN BUGÜN” yazısının devamını oku
ZALİMİ SEVMEK
İlişkilerde kişiler arasında yaşanan acımasızlığı en iyi bu söz dizisi açıklar “Seveni üzerler, üzeni severler”. Belki bilirsiniz, bu söyleyiş sokaklarda farklı şekilde de söylenmektedir. Bu bağlamda iki çocuk babası olarak hemen söyleyeyim, ilişkilerde en acımasız olan varlık çocuklardır. Altı temiz, karnı tok, gazı yok, ama kucak için ağlar, elindekini almak için ağlar, ya da sadece“ZALİMİ SEVMEK” yazısının devamını oku