BENCİL BEKLENTİ

O gün Demir’i okuldan almış eve gitmek üzere durakta otobüs bekliyordum. Bu fırsatla, çocuğuma, belli derslerle ilgili kendi kapasitesinin altında bir performans sergilediğini düşündüğüm için duyduğum memnuniyetsizliği ona iletmiştim. O ise bu yaklaşımdan çok rahatsız olduğunu ve özellikle kendisiyle ilgili beklentiye girmemden hoşlanmadığını söylemişti. O an anladım ki, oğlum bu beklentilere karşı direniş göstererek “vasat”“BENCİL BEKLENTİ” yazısının devamını oku

ZORBALIĞA BİR YUMRUK

Oğlum Demir dört yaşındaydı. Sınıfına girer girmez gözleriyle etrafını taradı ve hedeflerini belirledi. Önce gürbüz olan çocuğa yöneldi ve “babam öyle diyor” deyip ona hırsla bir yumruk attı. Sonra öğretmenin hayretler içindeki bakışları altında diğer sınıf arkadaşına yönelip aynı şekilde onu da yumrukladı. Bu beklenmedik saldırı karşısında herkes şaşırmıştı. Kendisine neden yaptığını sorduklarında “babam öyle“ZORBALIĞA BİR YUMRUK” yazısının devamını oku

TOPLUMUM DİREĞİ KADIN

Arabayla küçük oğlum Utku’yu Minecan Anaokulu’na yetiştiriyordum. İki çocuğumun eğitimi bu anaokulunda başlamıştı. Seyahatte olmadığım günlerde, eşim yerine onları ben bırakırdım. O gün de Utku ile arabada yalnızdık ve sohbet ediyorduk. Yaptığı bu saptamayı önemsemiştim. Utku, annesini sarsılmaz bir tahta koymuştu. Kabul etmek gerekir ki kadın değerini ve hakkını ve önemini biz erkeklerden hatta kadınların“TOPLUMUM DİREĞİ KADIN” yazısının devamını oku

CEHENNEMİM

Bayi toplantısında hafif demlenmiş olarak barda oturuyordum. İki hafta önce satış koordinatörü olarak Ankara atanacağımın bilgisi şirkete ve sahaya yayılmıştı. Tesadüfen koltuklara yayılmış üç Ankara yetkili satıcısından biri bana seslendi: “Ankara’ya atanmışsın, cehenneme hoş geldin”. Tehdide 1 ay geçmeden cevap vermiştim. Tavırlarına ve etik olmayan taleplerine karşı, “Ayağınızı denk alın. Dediğiniz gibi, burası cehennemse, bu“CEHENNEMİM” yazısının devamını oku

YALNIZLIK

Mekân mekânsız, ben ise bensizdim. Bu hâlin adı da yalnızlıktı. Çok korktum, sanki hüküm verilmiş, ebediyete mahkûm edilmiş gibiydim. Eğer bu bir cezaysa, benim suçum neydi? Yalnızlık üzerine internette ve bloglarda yüzlerce yazı, kitap, şiir, hatta teşhis, tedavi ve takip yöntemi bulabilirsin. Benim görüşümse şu: İnsanoğlunun sosyal bir varlıktır; isteyerek tercih edileceği bir yaşam biçimi“YALNIZLIK” yazısının devamını oku

VAZGEÇMEK

Tatili ailecek Marmara Adası’ndaki yazlığımızda geçiriyorduk O yıl, ilk kez girdiğim ve heyecanla sonuçlarını beklediğim —o zamanki adıyla— ÖYS sonuçlarını bekliyordum. Sonunda puanlar açıklandığında hiçbir yere yerleşemediğimi öğrendim. Üzüntü ve utançla bir sonraki yıl tekrar sınava gireceğimi ebeveynlerime söyledim. Babam da, “Artık tren kaçtığı oğlum. Ben tekrar dershane parası veremem.” dedi. Haklıydı. Evde dört öğrenci“VAZGEÇMEK” yazısının devamını oku

ACI SÖZ

Babamla tartışmadığımız nadir günlerden biriydi. Evde yalnızdık. Genelde bu durumu fırsat bilip benimle daha normal bir iletişim kurmak için anılarını paylaşırdı. O gün de öyleydi. Daha önce birkaç kez söz ettiği bir arkadaşına dair bir anısını anlattı. Ancak hikâyeye başlamadan önce bana bir örnek verdi:   “Alptekin, biliyor musun? Aslında senin kızgınlıkla sarf ettin sözler beni“ACI SÖZ” yazısının devamını oku

MOTİVASYON

“Bu yazıyı benim ekibe ithafen kaleme aldım. Beş yılın sonunda maddi ve manevi birçok şey kaybetmiş olabilirim; ancak en güzel anılarım arasında hâlâ onlarla geçirdiğim zamanlar var. Bir ailem vardı, bir de onlar.” Şirket binasının en üst katındaki büyük salonda ekibimle toplantı için yerimizi almıştık. Beş bölge müdürlüğü oradaydı. Yeni atanmış, çiçeği burnunda ülke müdürümüz,“MOTİVASYON” yazısının devamını oku

AYNADAKİ BEN

Aynaya baktım. Karşımdaki görüntü bana yabancı geldi. Bu hissi genelde sarhoş olduğumda yaşardım ama bu sefer ne midemde ne kanımda alkol vardı. Görüntüme şaşırmış biraz da kızmıştım. Bu yabancılaşma beni öyle şaşırtmıştı ki, birkaç gün sonra dayanamayıp arkadaşım Zülküf’e sormuştum. Yanlış hatırlamıyorsam yaşlandığımı söylemişti. Halbuki sadece kırklı yaşları deviriyordum. Birkaç yıl sonra anlamıştım ki, yaşadığım“AYNADAKİ BEN” yazısının devamını oku

ÖLÜM UNUTULAMAZ

Çoğumuzun unutup hatırlamak istemediği günler vardır. Babamın ise unutmak istediği koca yılları vardı. Yabancı Lejyon’da geçirdiği yılları pek bahsetmezdi, ancak Lejyon sonrası Fransa’da geçirdiği beş yılı herkes için tam bir karanlık. Öyle ki, o beş yıl boyunca kendisinden haber alınamadığı için Türkiye’de “gaip” yani ölü ilan edilmişti. Babamın unutmak istediği yılları iki döneme ayırıyorum. Birincisi,“ÖLÜM UNUTULAMAZ” yazısının devamını oku