Bölüm 5: İfade Oyunculuktan seyirci konumuna geçmiştim ve bulunduğum sahne sürekli değişiyordu. Polis karakolundan jandarma karakoluna geçmiştik. Vaka onların sorumluluğundaymış. Sahneler ve muhataplar farklıydı ama anlatılanlar hep aynıydı. Komutan, “Olayın cereyan ettiği mevkiye göre ifadelerinizi bir de dağın diğer tarafında bulunan jandarma karakolunda vermelisiniz, sizi bekliyorlar,” dedi. Karakolda bulunan şahit ve mağdurların çoğu, endişe ve“DAĞDA PUSU (SON)” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: alptekingenc
DAĞDA PUSU (4)
Bölüm 4: Traktör Terörist, yaşadığı şaşkınlığı atlatmaya çalışıyordu. Artık hiçbir talepte bulunmuyor, sanki sesi kesilmişti. Devreye ikinci bir silahlı adam girdi. Bu yeni eleman, beni ve varlıklarını unuttuğum Cengiz ile Serdar’ı diğer insanlardan ayırarak araçlardan uzaklaştırdı ve belirli bir yerde durmamızı istedi. Arkama döndüğümde karanlık bir uçurumun kenarında olduğumuzu fark ettim. Adam sakin bir şekilde“DAĞDA PUSU (4)” yazısının devamını oku
DAĞDA PUSU (3)
Bölüm 3: Herkes benden Olayların nasıl bu noktaya geldiğini anlamıyordum ama kova ve hortum, eşkıyanın elindeydi. Zaman benim için durmuştu; kımıldayamadan bekliyordum. İçimde ise fırtınalar kopuyordu çünkü hayatımın kontrolü elimde değildi ve buna itirazım vardı. Ancak adamların elindeki silahlar bu itirazımı seslendirmek için benim için somut bir engeldi. Cani ise umursamazca etrafta yeni kurban arıyor“DAĞDA PUSU (3)” yazısının devamını oku
DAĞDA PUSU (2)
Bölüm 2: Benzin Üçümüzün elleri başımız üstüne, aracımız başında yan yana bekliyorduk. Yağmalamaya başlayan haydutlardan biri aracımızın içini arıyorken, aniden bir zafer edasıyla arka koltuğun üzerindeki çantayı havaya kaldırıp “Ben bir şey buldum” diye bağırdı. Sesimi yükselterek “Bilgisayar o” dedim. Adam bir bana, bir de bir anda değersizleşen çantaya baktı, sonra hayal kırıklıyla onu yere“DAĞDA PUSU (2)” yazısının devamını oku
DAĞDA PUSU
Bölüm 1: Karar Arabanın aralık sağ ön camının arasından geçmiş olan Kalaşnikofun soğuk namlusunun ucu burnuma dayanmıştı. Ölüme bu kadar yakınken garip bir durum vardı; o an, hep söylendiği gibi, geçmişim filim şeridi gibi gözlerimin önümden geçmiyordu. Sadece bugüne kadar yaşadıklarımın için derin bir şükran ve yaşayamayacaklarım için ince bir sızı içimdeydi. Silahı bana doğrultan“DAĞDA PUSU” yazısının devamını oku
LEJYONER BABA
Babamın vefatından sadece birkaç gün önce kaleme aldığım bu satırlar, zihnimde aniden fırtınalar koparan düşüncelerin bir yansımasıydı. Onu unutmamak için bir anıt inşa eder gibiydim bu yazıyla. Babama dair bildiklerim sadece bunlar mı? Elbette hayır. Geri kalanı bende yaşıyor… davranışlarımda, reflekslerimde, cesaretimde, inançlarımda, duygularım ve düşüncelerimde, ahlakımda, imanımda… ondan alabildiğim her şeyde… ve elbette benimle“LEJYONER BABA” yazısının devamını oku
FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK
İnsan yaşamı boyunca birçok yola girip çıkar. Bu yollar kimi zaman kendi tercihlerimizle oluşur, kimi zaman da başkalarının etkisiyle şekillenir. Kararlarımız, bu yolların ve yönlerin belirleyicisidir. Özellikle iki yol vardır ki, bunlar birbirine sıkıca bağlıdır: Biri nefsin zaferiyle taçlanan yol, diğeri ise benliğimize yeniden kavuşmaya giden, zorlu ve eğimli yoldur. Aslında bunlara sadece “yol” değil,“FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK” yazısının devamını oku
GÜN BUGÜN
Sınıf öğretmenimiz, Monsieur Ferraris, tüm sınıfa “Kim büyümek ve 18 yaşına gelmek istiyor?” diye sorduğunda, parmaklar heyecanla havaya kalktı. Sonra biraz espriyle “Kim büyümek istemiyor?” diye ekledi ve havada sadece bir parmak sallandı; elbette benim parmağım. O zamanlar L’abeille adlı ilk okulun 2. sınıfında okuyordum. Sekiz yaşındaydım ve bu da bütün sınıftan bir yaş büyük“GÜN BUGÜN” yazısının devamını oku
ZALİMİ SEVMEK
İlişkilerde kişiler arasında yaşanan acımasızlığı en iyi bu söz dizisi açıklar “Seveni üzerler, üzeni severler”. Belki bilirsiniz, bu söyleyiş sokaklarda farklı şekilde de söylenmektedir. Bu bağlamda iki çocuk babası olarak hemen söyleyeyim, ilişkilerde en acımasız olan varlık çocuklardır. Altı temiz, karnı tok, gazı yok, ama kucak için ağlar, elindekini almak için ağlar, ya da sadece“ZALİMİ SEVMEK” yazısının devamını oku