ÖLÜMÜNE SADAKAT

Babam eski bir paralı asker ve gerilla uzmanıydı. O dönemi pek de anlatmazdı. Çok zorladığınızda bile uydurma bir cevap verirdi. Anlaşılan ya kendisine ya da başkasına konuşmamaya yeminliydi. Dolayısıyla sorularda seçici olmalıydım. Nadir sohbetlerimizin birinde bir fırsat yakalayıp bir soru yöneltim: “Baba…yıllarca toprağın olmayan bir ülkede, ülken olmayan bir bayrak için nasıl savaştın? Bu nasıl“ÖLÜMÜNE SADAKAT” yazısının devamını oku

DAĞ

Herkes bilir ki bakmak ve görmek birbirinden farklı birer eylemdir. Peki, ne gördüğümüzü ve neyi görmemiz gerektiğini biliyor muyuz? Yıllar önce bu konuyu vatani görevini yerine getiren dostum Ümit Dodanlı’ya yazmıştım. Mektuba dönüşü de ilginç olmuştu: “Bana böyle yazılar yazma!”. Aslında, amacım konfor alanından çıkmış olan Ümit’in bitmek bilmeyen günlerini yazımla zenginlik katmaktır. İşte, yıllar“DAĞ” yazısının devamını oku

BÜYÜK HEDEF

Hedefler, bizi harekete geçirir ve sonuç ne olursa olsun, evrene de bir enerji yayar. Hayatım boyunca kendime koyduğum hedeflerin çoğunu gerçekleştirdim. Bunları nasıl başardığımın detaylarına giremem ama şu adamları izlediğimi söyleyebilirim; takvimlendirdim, gereğini yaptım ve en önemlisi de gereken bedelleri ödedim. Fark ettiysen başardım demiyorum, sadece gerçekleştirdim diyorum. Çünkü bana göre başarı, gerçekleştirebildiğinin sürekliliğini sağlamaktır;“BÜYÜK HEDEF” yazısının devamını oku

BEKLENTİDEN HEDEFE

Hepimizin irili ufaklı beklentileri vardır. Bu beklentilerin birileri tarafından veya dualarla karşılanmasını bekleriz. Hayatımızın bir noktasında beklentilerimizi düğüm gibi bağlar ve gerçekleşmesi için belki hiçbir şey yapmadan bekleriz. Özetle, kendimiz bir oyuncu olmadan oyunu kazanmaya çalışır ve bu gerçekleşmediğinde büyük hayal kırıklıkları yaşarız. Haklı beklentilerin olabilir. Mesela, çok çalışkansın bu nedenle takdir ve terfi bekliyorsundur.“BEKLENTİDEN HEDEFE” yazısının devamını oku

İNSANLIK TESTİ

Sınıfımıza, elinde bir tomar test kitapçığıyla bir adam girdi. Bizi selamladıktan sonra, açmamamız konusunda uyardığı kitapçıkları tek tek dağıttı. Ardından, bunun bir zekâ testi olduğunu, her sayfaya geçtiğimizde yönergeleri kendisinin açıklayacağını söyledi. Her sayfanın çözümü için belirli bir süre verilecekti. Test yapıldı ve kitapçıklar toplandı. Tüm sınıf heyecan içindeydi. Günün sorusu şuydu: “Hangimiz daha zeki?”“İNSANLIK TESTİ” yazısının devamını oku

GÖRÜNMEZ ÇOCUK

Sarışın ve mavi gözlü olmam, anaokulunda beni görünmez kılmıştı. Fakat ilkokul birinci sınıfta, yabancı kökenli adım bu görünmezliği bozdu. Muhtemelen Türk olmam, ırkçı kadın öğretmenimi rahatsız etmiş olmalıydı ki, görünmezlikten yokluğa terfi ettim. O dönem anlam veremediğim ırkçılığı ve ilgisizliğin bir çocuk için nasıl işkenceye dönüşebileceğini, bizzat bana öğretti. Sınıf küçücüktü, fakat aklımda devasa bir“GÖRÜNMEZ ÇOCUK” yazısının devamını oku

DAĞDA PUSU (SON)

Bölüm 5: İfade Oyunculuktan seyirci konumuna geçmiştim ve bulunduğum sahne sürekli değişiyordu. Polis karakolundan jandarma karakoluna geçmiştik. Vaka onların sorumluluğundaymış. Sahneler ve muhataplar farklıydı ama anlatılanlar hep aynıydı. Komutan, “Olayın cereyan ettiği mevkiye göre ifadelerinizi bir de dağın diğer tarafında bulunan jandarma karakolunda vermelisiniz, sizi bekliyorlar,” dedi. Karakolda bulunan şahit ve mağdurların çoğu, endişe ve“DAĞDA PUSU (SON)” yazısının devamını oku

DAĞDA PUSU (4)

Bölüm 4: Traktör Terörist, yaşadığı şaşkınlığı atlatmaya çalışıyordu. Artık hiçbir talepte bulunmuyor, sanki sesi kesilmişti. Devreye ikinci bir silahlı adam girdi. Bu yeni eleman, beni ve varlıklarını unuttuğum Cengiz ile Serdar’ı diğer insanlardan ayırarak araçlardan uzaklaştırdı ve belirli bir yerde durmamızı istedi. Arkama döndüğümde karanlık bir uçurumun kenarında olduğumuzu fark ettim. Adam sakin bir şekilde“DAĞDA PUSU (4)” yazısının devamını oku

DAĞDA PUSU (3)

Bölüm 3: Herkes benden Olayların nasıl bu noktaya geldiğini anlamıyordum ama kova ve hortum, eşkıyanın elindeydi. Zaman benim için durmuştu; kımıldayamadan bekliyordum. İçimde ise fırtınalar kopuyordu çünkü hayatımın kontrolü elimde değildi ve buna itirazım vardı. Ancak adamların elindeki silahlar bu itirazımı seslendirmek için benim için somut bir engeldi. Cani ise umursamazca etrafta yeni kurban arıyor“DAĞDA PUSU (3)” yazısının devamını oku

DAĞDA PUSU (2)

Bölüm 2: Benzin Üçümüzün elleri başımız üstüne, aracımız başında yan yana bekliyorduk. Yağmalamaya başlayan haydutlardan biri aracımızın içini arıyorken, aniden bir zafer edasıyla arka koltuğun üzerindeki çantayı havaya kaldırıp “Ben bir şey buldum” diye bağırdı. Sesimi yükselterek “Bilgisayar o” dedim. Adam bir bana, bir de bir anda değersizleşen çantaya baktı, sonra hayal kırıklıyla onu yere“DAĞDA PUSU (2)” yazısının devamını oku